12 Aralık 2009 Cumartesi

KREM BAL


Krem bal. Yapılış balın günlük 5 dakika süreyle 5- 6 gün karıştırılmasıyla kritalleşmesi. Bu bal doğal olarak kristalleşene oranla çok yumuşak ve akıcılıkgınıda kaybettirmiyor.

7 Aralık 2009 Pazartesi

2 ARALIK 2009 KARAKOVANDAN GÖRÜNTÜLER



Aşagı filimdeki tüm görüntüler 2 aralıktan.


Karakovanımız aralıgın üçünde ilk işçileri çıkacaktı. Siz bu filmi izlediğinizde nufus büyük ihtimal biraz artmış olacak. İlk yumurtalar ekim 13 te atılmıştı. Ben sadece gidip geldikçe invert şurup ilave etmekteyim ve şu ana kadar invert şurup kabı hiç boşalmadı. Zaten invert şurup kullanım kolaylıklarının birisi uzun süre bozulmadan kullanılabilmesi. Arılara verdiğnizde arılar diğer şuruplarla bu kadar kolay petek öremiyor, biz bunu iki senedir deneyip bilgilerimizi paylaşıyoruz.


Gelişmiş ülkelerde kovanların kış yüklemesinde, invert verilmesinin sebebi arılar bu şurubu alıp fazla bir işlem yapmadan stoklayıp kendilerini yormaması istendigi içindir.Kek verip arıyı yoranlar kendilerini kandırmakya devam etsinler. Kek kış arılarını yorar ve kısa sürede bir çok tarlacının ömrünün bitmesine sebeb olur. Daha önce bende kış ve erken ilkbaharda kek verdiğimi ve kovan musluklarında ölen yada ölebilmek için kıvranan arıları haberler yapmıştım.


Filimi oluşturup yüklediğim gün ise tarih olarak 5 aralık sabahıydı, havalar çok iyi derecede özellikle geceleri düştü. Büyük ihtimal bundan sonra çıksada kış geldi diye düşünmekteyim.


Birde filime müzik ekleyemedim, son 5 saniyesi çıkıyor, en iyi filimi hazırlayacam derken, gene bir yerinde sakatlık oldu::((

4 Aralık 2009 Cuma

KREM BAL

Kovadaki bal bundan 6-7 gün öncesi sıvı bir baldı. Geçenlerde Mehmet Yüksel tarif etmişti, krem bal nasıl hazırlanır diye. Yani elinizdeki balı krem bal yapabilmek için her gün olmak kaydıyla 5-6 gün karıştırmak gerekiyor.

Karıştırma süresi ise günlük 5 dakika deniyor ama ben o kadar uzun süre karıştırmama ragmen bal kremleşti.Bayagı yorucu bir iş, bazı uyanıklar matkabın agır devirinde karıştırma işlemini gerçekleştirmekteymiş. Normal şartlarda kendisi kristalize oldugunda bu bal çok sert oluyordu. Benim dikatimi çeken ise, bu balı karıştırmasaydık bu bal kristalize olması belkide bir ay sürecekti. Fakat karıştırıldıkça havayla temasmı kristalleşme yapıyor anlamadım. Sonuçta bu akışkan bal kristaller haline gelmiş durumda ve adınada krem bal deniyor. yani ekmege sürülebilir ve akmaz.


Ali Şekerli abimizle konuşurken dediki, bir arkadaşı bal yemezmiş. Krem balı öğrendikten sora ise bal yemesi aşırı derecede arttı diyordu.


Ayrıca bu bal yurt dışında diğerlerinden daha yüksek fiyata satılmaktadır.



Bu filimi çekerken gördüğünüz gibi bal kovası havalanıyor, bir elimde makina var, bir elde karıştırıcı, ve kıvamın daha iyi görülmesinede sebeb oldu. Ayrıca Saim Gürel kardeşimizde krem bal yapmış ve bize Akbaba köyünde espirili bir şekilde ikramda bulunmuştu, espiri ise şuydu, Ali abi bakın Mehmet Yüksel bize krem bal yollamış::))

1 Aralık 2009 Salı

BAYRAMIN SON GÜNÜNDEN

Beykoz Akbaba köyünde, bizleri evi ve arılığında konuk eden Saim Ahmet Gürel kardeşime sonsuz teşekürler ediyorum.
Ayrıca tüm arkadaşlarımada sonsuz teşekürler bizleri böyle bir günde yanlız bırakmadıkları için.


29 Kasım 2009 Pazar

ÇAM BALINDA SORUNLAR

Çam balındaki arkadaşlarımızın sorun ve görüntülerini daha önce yazmıştık.Aslında sadece çam balında degil, arıcılarımız yıl boyu sorunlarla boğulmaktadır. Bizim ziyaretimiz sonunda balın tenekesinin 96 liraya kadar düştügünü, şimdiki durumların dahada berbat oldugunu öğrenmiş bulunmaktayım. Şu anki durum ise bir teneke çam balına 70 lira teklif edilmesi. Büyük üretimlerde perakende bal satarak balı bitirmek imkansızdır.
Sorun ise herkeste var yani birlikler suçlu olurken arıcılarımız çokmu suçsuzdur. Madem birlikler arıcının yanında degil neden varlarki. Arıcıların yanında olmayan birlikten şikayet edenler ilk olarak geniş çaplı istifalar yapmalı, bakın bakayım neler olacak, sadece birliklerden istifa edecegiz.
Birliklerimiz arı ürünlerinin pazarlanmasına gelindiginde ortadan yok olup, üreticileri toptancıların kucagına bırakıyorlar.
Aslında birliklerimiz bu güne kadar ne yaptılar, hiç dikkat edildimi. Başta malzeme şubeliği yaparlar, yani arıcı ne lazımsa gidip birlikten alabiliyor. Başta kovan, petek, körük, maske ve diğer tüm arıcılık malzeme ekipmanlarını size sunuyor. Yanimalzeme üreticilerinin şubesidir, fakat bu işletmenin girişinde ise arıcılar birligi yazar.
İkincisi ilaçcıların şubesidirler, nerde hangi ilaç veya organik ürün çıkmışsa direk birlikler vasıtası ile arıcılarımıza sunulur.
Yani malzeme ve ilaç satışlarında çok hassas olan birliklerimiz, ürünlerin elde kalması yada yok pahasına satılırken, toptancıların kucagına düşüldüğünde, kimsenin kılı kıpırdamaz.
Yada yurt dışından bal italatlarında gene ses çıkaramazlar. Son duyumlarım ise Brezilya'dan yüklü şekilde bal ithal edildigi yönündedir.
Malisef ne arıcılarımız birlik olmuşlardır, nede birliklerimiz tam manada birlik olmuşlardır. Birlik olamadıgımızdada böyle sürünmeye mahkumuz.
Binlerce üye yüzlerce birlik demekki halinden menmun, kalın saglıcakla.

Ülkemiz o her konuda oldugu gibi arıcılık ve bal üretimindede sayısız ülkelerden birisi. Yılın 8 ayı ülkemizin genelinde nektar akımı vardır, flora takip edilirse tabiki. Ne yazıkki hiç bir nektar akımına tam teşekküllü girilememekte. 4-5 çıta olan bir kovan arı, çamda bir teneke garanti çam balı yapar deniliyor. Çam balına güçlü kovanlarla girilse neler yapılabilir, bunu o civardaki arıcılar düşünmüyor. Herkes kabına sıgmış halinden menmun, öyle bir gelenek var.

Bu kovanda 5 çıta var, çıtaları biraz aralık bırakıp, daha bal çok bal dolduruyorlar, arı az oldugu için boş örülü çıta girilip arıyı dagıtmamak için, çıtalar özellikle açılıyorki içerde çıta az olup, ayrıca çıta kapasitesi fazla olsun diye. Bu işlemi genelde çam balında herkes uyguluyor nedenide arıların her geçen gün yavru olmayışından azalması. Böyle oluncada petekler aşırı derecede şişirilip en az 4 kg bal depolanabiliyor.

25 Kasım 2009 Çarşamba

İNVERT ŞURUP YAPIMI

İnvert şurup yapılırken devamlı ısıdan söz edilir. Normal orjinal ölçüde zaten ısı sorunu yok. Neydi orjinal ölçümüz, 3.5 kg şekere 4.5 litre su.Şurup kaynamaya başlayınca tartar kremasını katıp 20 dakika kaynatmak.Tartar kreması ise her 3 litreye bir dolu çay kaşıgı olacak. Bu oranda ısı 104 derecyi geçmiyor, yani defalarca ölçmeme ragmen 105 dereceyi görmedi.

En son koyu kıvamda deneme amaçlı ilk defa 2 kg şekere 1 litre su koyup yapmış oldugum şurup 109 dereceye çıktı, açıkçası bunu beklemiyordum. Tencereyi kapatıp, 13 dakika sonra tekrar ölçüm yapmama rağmen bu şurupta 110 dereceye çıkamadı. Yanlız bu işler yapılırken başında durmanız gerekecek, nasılsa ısı çıkmıyor diye bir işe dalarsanız, uzun süreli kaynamalarda şurup lokum olabilir.::))

Benim şahsi görüşüm invert şurup yapılırken orjinal tariften şaşmamak gerekiyor.


Bu arada bir filim serisi vardı son filimide yükledim. Seyretmek isteyenler bakabilirler üç filim alt alta seri bitti.

22 Kasım 2009 Pazar

ANASIZ KOVANA ACİL MUDAHALE

Bu gün 22 kasım 2009 pazar. Dün Gebze'deki işleri bitiremedik, bu gün öğlen gibi tüm işleri bitirdik ve Kovanların şuruplamasına geçildi. Geçen hafta hacı abiye şurup ver demiştim, balları var diye vermemiş. Abi neden dediklerimi yapmıyorsunda kafana göre takılıyorsun, hazır şurup kenarda duruyor bizimkide bana akıl veriyor. Gebze'deki tüm kovanlarda yavru faliyeti devam ediyor, her kovanda 2 çıta yavru var, yavruyu kesebilmemiz için artık peş peşe şurup verip, tüm çıtaların blokesine geçiyoruz. Yavru çıkan yere şurup girmeli artık.
Öğleden sonra ise ormandaki arılıga gittim. Sıradan bir bakacaktım, sıra arılıktaki katlı kovana geldi, bu arı kata çıkıp 8 çıta bal yapan bir arım. Hatta bazı kovanlara bu kovandan açık bal veririm sırlanmamış, sıkıştırma bölmesinin altından geçer arılar balı kendi yataklarına çekerler.
Kattan bir çıta çektim balı büyük ölçüde sırlamışlardı. O sırada kovanda öyle bir inilti ve kanat çıpma varki sormayın.
Arılar acayip inliyorlar, hemen katı aldım, alt kattan çıtalar çektim, yavru yok yalancıya kaçmamış, yavrular çıkıp çıkan yerler boş kalmış.
Ne yapsam diye düşündüm hemen 4-5 çıtalık bir arıdan anaarı alıp, kafes aradım, kafesi buldum, kek vardı onu bulamadım, daha öncede yaptıgımız bir yöntemdi, arıda çok inliyor sorun çıkmaz diye düşünüp, kovanın önüne bir örtü tahtası getirip, anaarıyı örtü tahtasına bıraktım, bir elde makina, tek elle arıları dışarıya silkelemeye başladım, bu olayları iki bölüm çekim yaptım, genede filimler büyük oldu bunlarıda tekrar ortadan kestim.


Sonucun iyi oldugunu düşünüyorum, çünkü anaarıyı hiç sıkıştırma egilimine gitmediler, hatta birisi dışarda besleme çalışıyordu.

Kocayemişler hala açmaya devam ediyor, 5-6 çıtalık kovanlarda azda olsa yavru devam ediyor ormanda. Alıçlar erik gibi çiçek açmış.
Arılar uçsada bir uyuşukluk söz konusu. Hafta arası diger detayları yazarız. Bu arada bir kovana çıta girdim diye bu ne yapıyor diyenler çok olmuştu, tekrar bir filimdaha çekip, o kovanı 8 çıtaya düşürdüm, o kovan gayet iyi arısıda balıda var, yaklaşıkta 7-8 çıta arısı olmuş. İki günde 20 civarında filim, ve 2 gb lik hafıza kartını dolduracak resim almışız, malzeme çok hangi birisini paylaşacagız bilemiyorum.

Ormandaki arıların bana uzaklıgı 32 km ve devamlı gidip gelemiyoruz, günler acayip kısaldı. Geçen hafta gidememişim, en son 8/11/09 da gitmişim.

Bu akşamda dönüşte ellerim filan dondu, havalarda akşam üzeri çok düşüyor, felakette çiğ oluyor, inşallah bayramdan sonra orman işini bitirmeyi düşünüyoruz.