19 Kasım 2009 Perşembe

KARAKOVAN İÇİ GÖRÜNTÜLERİ

18 Kasım günü iyi polen geliyordu, Gebze'deki arılıgın yakınlarında açamayıp yanan pürenler çok geçte olsa açtılar.
18 Kasımdaki karakovanın ilk açılış resmi. İçersi oldukça sıcak ve rutubetliydi, rutubet taa arka kapaga kadar ulaşmış.
İçerde surubun alınıp işlenmesi ve suyunun uçurulması ayrıca işçi arılar petek üretirken belli bir sıcaklık oluşturmaları gerekiyor.
18 Kasım 2009 Kara kovan içi görüntüsüdür.

17 Kasım 2009 Salı

PAKET ARI



Aşagıdaki filimde paketlediğimiz arıyı yukardaki metro kovana verdim.
İşin garip tarafı çalışılırken telefonların tacizleri hiç bir şey degilmiş. Tacizden daha beter ne olabilirki derseniz birisi sizi telefonda esir alıyor. Arılıkta çalışıyoruz ve yeni bir tel hattı almışım, bunuda bizim Şenol efendiye söyledik, senmisin söyleyen, ondada o hat varmış ve 4 kontura 1 saat konuşuluyor. Aradı konuştuk diyorumki, işim var kapatacam, oda abi kapatma konturum gider diyor. Beyefendi kendisi kulaklıgı takmış, atölyede çalışıyor, bizide esir alıyor.Bende telefonu koydum bir kovanın üstüne gelip geçerken mikrofonda açık konuşup hemde iş yapıyoruz. Allah ne verirse her şeyin hayırlısını versin.
Bereket Muhteşem abi aradıda kurtulduk. Şenol hala hattaydı ama tekrar ona dönmeyi başaramadın, iki hatlı telefon kullanmasınıda öğrenmeye çalışıyorum.



Hacıda yaptıgımız işi Şenol'a anlatıyor, burası filim seti gibi diyor::))

14 Kasım 2009 Cumartesi

İNVERT ŞURUBUN GÜCÜ ADINA::))

13 Kasım 2009 cuma günü hacının yanına gidebildim. Tabi ilk iş karakovanda olup bitenleri öğrenmekti. Resimledim yemliğindeki invert şurup zaten bitmemişti.
Eve gelip resimleri incelemeye başladıgımda zaten petek örüldügü belliydi, yumurtaları farkettim. Gözlemlerimi paylaşmaya devam edeceğim.

İnvertin gücünü görmeyede devam edeceksiniz. Öyle işkembeden atmak yok.

11 Kasım 2009 Çarşamba

BALKONDAKİ SAF KARNİOLA TAKVİYE

Bir kaç gün önceydi, balkonumda duran saf karniyol biraz güçlü kışa girsin istiyorum. Bu nedenlede arılıktan bir çıtadan fazla iki çıtadan az arı getirip birleştirme işlemi başlatıldı. Üç gün arada elek telli beklediler, dördüncü günü öğlenleyin, invert şuruba biraz gül suyu kattım, birde sogan doğradım sorun çıkmasın diye.
Aradaki elek telinide aldım, tabi her ihtimale karşıda anaarıyı kafese almışım. Dünya arı birbirini gene kırdı.şimdi bir başka kutu yaptım, paket arıcılık kutusu gibi, iki tarafta havalandırma teli var, bu şekilde bir hafta tutacagım, balkondaki karniyola takviye yapacagız derken geriye gitmeye başladık.

Körük olmadıgından karton yakıp söndürüyorum çıkan duman işimizi görecekte , istesen alev almaz, iki çü sefer alev aldı, bir gün bu balkonda kendimi tutuşturursam şaşmayın.

9 Kasım 2009 Pazartesi

EGİTİM DEDİKLERİ BÖYLEMİ OLUR

Bu arkadaşımızda doktordur, kendisi resimde bizim doktorla görüşmekte, bizimkinin branş nedir bilmiyorum çünkü şimdiye kadar branşı lazım olmadı. Bu doktorun branşı genel kesim ve cerahmış.::))
Resim, Cahit Özkan.






4 Aralık çarşamba günü arıcılar toplanıp sohbet edecektik, bizim körükçüde abi sana filim kesmesini öğretirim diye koşup gelmişti. Yav gözüne çöpmü battı, toplantı akşam senin bu saatte işin neki demi. Hışırın oradada kendisini zaptedemedim ve ekmek kutusuna el koydum. Kendisine hiç dikkat etmiyor, sen bize lazımsın biraz kendine iyi bak.


Eğitim moralle olur, böyle moralsiz eğitimmi olur, moralimi bozuyor, sonrada diyor ki, yav çok basit.

5 Kasım 2009 Perşembe

DENEME 1

4 Kasım 2009 günü doktorumla karakovana arı silkeledik. Akşamki misafirlerimizin gelmesi geç vakte sarktıgı için evde uzun süre ders görmemize yaradı. İlerleyen günlerde resimlerden bakalım çok şeyler çıkacak. Filim işi biraz karışık gibi, fakat Muhteşem abi derki, çok basit. Resimler le ilk denemeyi yayınlıyorum. Karakovana dün arı silkeledik, bugün salkımdaydı.

1 Kasım 2009 Pazar

HAVALAR BOZDU DİYE HİÇ ÜZÜLMEYİN, DAHA PASTIRMA SICAKLARI GELECEK

Kısmet olursa çarşamba günü, karakovanıma arı silkeleyeceğim. Geçen sene 11/10/2008 de kütüge arı silkelemiştim(Traihlerde bir iki günlük oynama olabilir, batarya çıktıgında eski resimlerim hep tarihleri yanlış). Bir çok kişi bu ne yapıyor demişti. Kütügün her şeyini alıp, sadece ilk gün az kek vermişim, sonra devamlı kış boyu invert şurupla beslenilmişti. Tüm ayrıntılarıyla o zamanki resimleri resim sitesine orjinallerini atmışımki, resimin ne zaman çekildgine bakılabilsin diye. Gerçi kimseyide bir şeylere inandırmaya niyetimiz yok, işine gelen istedigini yapar. Hala bir çok kişiye tarif vermeye devam ediyorum, o kadar yazılıp çizilsede ne oluyor anlamıyorum. Hesaplar bürüt olarak hesaplanacak. Örnek bir kilo şekere 1 litre su konacaksa bunun bürütü 1600 ml, yani 1,5 litre. 10 kilo şekere 10 litre su konusa 16 litre eder ve 16 içinde kaç tane üç litre varsa ona göre tartar kreması katılacak. Her üç litreye bir çay kaşıgı tartar kreması hesap bu.
Ayrıca invertle alakalı son makalenin çeviriside aşagıdaki linkte var. Bundan daha yeni makale yok, bu konuda.
Yazının en altındaki tarif benim şu anki yazdıgım ve devamlı kullandıgım tariftir.
Çarşamba günü arıları zehirlemeye başlayacaz kısmetse. Ne hikmetse agız tadıyla bir arı zehirleyip öldüremedim. Yaz boyu Gebze'deki , anaarı üretimi olan arılıkta, sezon boyu invert şurup kullandık. Hacı bazen 200 litre yapıp dolduruyordu bidonlara , zırt pırt şurup işi çıkmıyordu. Dedimya ne hikmetse arıda söndüremedik, gelip gidende kullandıgımız şurubu gördü, hatta bazılarının transfere getirdigi kovanların üstüne koydugumuz invert şurupla kovanlar geriye gitti. (Bunu ayriyeten yazayım, larva tranferi yapılan kovanın beslenmesi harici, o kovana şurup dökerimki, içersi iyice rutubetlensin diye. )




Havalar sogudu diye üzülmeyin, daha pastırma sıcakları var. Geçen sene başaramadım ama bu sene bakalım karakovandaki arıları zehirleyebilecekmiyim. Unutmadan ilerde karışıklıga mahal vermemek için öpülecekler şimdiden sıralarını alsınlar, önemle duyurulur.
Çarşamba günü büyük ihtimal kovanı, karakovana silkeleyecegim.
Geçen sene bir türlü öldüremediğimiz kütük resimleriyle aşagıdaki linktedir.