8 Ekim 2009 Perşembe

VARROA MÜCADELESİ

Varroa mücalesini siz ne şekilde yaparsanız yapın, kovanlarda yavru faliyeti devam ediyorsa sonuç almak o kadar zorki.
Trakya bal sagımından sonra başladığımız mücadelede hala tam başarı sağlayamadık.
Çok enterasan bir durum var, üç sefer fulimetril birer hafta arayla, üç sefer amitraz 4 gün arayla, iki sefer kaumafos etken maddeli müadele edildi. Hala kovanlarımda kanatsız arılar görmekteyim.
Bazıları bizim arılarımızda varoa yok desede, bu seneki gibi varroa bollugu yoktu. Bu sene kovanlarda yavru faliyeti hiç durmadı.
Bu durumu nasıl izah edeceğimide bilemiyorum. Bir türlüde izah yapılmalı, ben yukarda saydıgım mücadeleleri yaptım ve hala başarılı olamadım. Başkalarıda övünür bizim kovanlarda varroa yok diye, benimde övünebilmem için yukarda saydıklarıma ilaveten yıl boyu hiç ara vermeden mücadeleye devammı etmeliyimki?
Marangozdaki en son kalan 20 kovanımı faliyete geçirmek için hacı çalışmalara başladı. 20 kovanın altlarına spot delecegi ile delikler deliyoruz. Alttan havalandırmalı kovanlar devreye girdikçe eskileri aktarıp boşa çıkanları delecegiz. Formik asitle mücadelede gerekli buharlaşmayı sağlayamayacagımı düşündüğüm için formik kullanmıyorum. Şimdiki havalandırmalarımla çok sorun yaşarım.
Bu kış ise kesinlikle oksalik asit uygulanacak.
Varroa mücalelerini boşa çıkaran bir başka olumsuzluk ise komşu arılıklardır. Ben gene yukardaki uygulamaları yapmama rağmen bu hafta sonu komşularımızdan, bu arılığın sahibi gelmiş. Bazı katları indirmişler, ve istifleyip böyle naylonlamışlar.
Mademki arılıga gelmişler hemende varroa mücadelesi yapılmış. Kovanların önlerinde amitraz içerikli ilaçların kutuları vardı. Demekki ben yanlış yapıyorum, ayda yılda arılarınızın yanına gittiğinizde bir mücadele yetiyor demekki. Bu arılıga iki ayda bir sefer gelindi şimdiye kadar. Varın gerisini siz düşünün.

Muhteşem abiyle konuşuyordum, baktım yerde bir varroa maduru ve maduriyete sebep olanda baş tacı gibi durmakta.

3 Ekim 2009 Cumartesi

PÜRENDE YAVRU FALİYETİ NİHAYET ÇOK GÜZEL DURUMDA

Yeni anaarı verdiğim bir kovana kapalı yavru verecektim, silkeledim yeni ballar aktı, buda taze nektardan kaynaklanıyor. Bu durum 20 gün devam ederse, ikici turun yavruları çıkar, kışa tüm kovanlarım -8-10 çıta girer diye ümit etmekteyim.


Bakım yaparken son durumu herkesin görmesini istedim ve yanlızım, filimi çekerken bazen makinamız başka yerleri çekmiş. İkinci filim çekmiştim o filim daha güzel olmuş. Filim çektiğim kovanları içini görmeden filimledim. Arılıkta 8-10 çıtaya basan kovanlarımda var, fakat ortalama yavru faliyeti 3 ila 5 çıtada vardı. Osman Ünal'da bu gün ormandaydı kendisi ben 7 çıtada yavrulu çıta saydım dedi. Burada şunuda belirteyim, kışa girmeden sönen kovanlar kafkas diye tahmin etmekteyim, çünkü kafkasların yavru durumu çok düşük. Bunu defalarca yazdım, her dönem kafkasa destek olunmazsa baharı bırakım bu bölgede kışı görmeden giderler.

23 Eylül 2009 Çarşamba

VARROA MÜCADELESİ VE ÇEŞİTLERİ.



bazı arkadaşlarımız perizinin nasıl uygulandıgını sordular, bende filim çekmiştim.

Bu arada şunlarıda belirteyim. Varroa tüm kimyasal ilaçlara direnç geliştiriyor. Bunlar nelerdir etteken maddesi amitraz içerikli ve duman olarak körükte yakılan ilaçlar.

Bir başka etken madde olarak varrovaya karşı çok kullanılan fulimetril içerikli şeritler ve bulgar kazıgı da denilen ilaçlar.

Perizinde bir kimyasal ilaçtır. Perizine bir çok ülkede varroa direnç geliştirmiştir.

Bizim için en uygunu şu an organik asidlerdir. Varroa bu organik asitlere direnç geliştiremiyor.

Formik asit biraz bizim kovanlarımızın girişi nedeniyle sakıncalı olsada ilerde bizim vazgeçilmez mücedele yöntemlerimizin artık başında gelecek.

En sorunsuz uygulayabilecegimiz organik asitlerden birisi ise oksalik asidtir. Bu asitte kışın arı salkımdayken yapılır ve en etkili zamanda yavrunun olmadıgı veya çok az oldugu kış aylarında yapılan mücadeledir.

Organik asitlerin en iyi uygulandığı yer ise Almanyadır. Almanya'da bu uygulamalar üniversite destekli yapılmaktadır. Organik asitlerin günlül buharlaşacagı miktarklar hesaplanmış ve nasıl uygulanacagı yıllarca gene ünüversitelerde denenmiştir. Bir şeyi yaparken örnek alınacak yerde bir şeyin çok uygulandıgı ve yıllardır kullanıldıgı yerler örnek alınmalıdır. Bizde ise pedlerin içine enjekte edilen hende %65 formik asitlerle bazı arıcılarımız kendisini avuturlar. Bizim için en büyük örnek ise Mehmet Yüksel. Kendisi bilim adamlarımızdan daha iyi konuyu uygulamalı olarak defalarca anlatmasına rağmen onu takip edenler inatlarından olsa gerek hala başka şeliller bularak, fantazi aramaya devam ediyorlar.

http://mehmetyuksel1.blogspot.com/2009/09/varroa-konzepti-ve-formik-asitin-bir.html

Bu uygulamaları almanlar ünüversite destekli yapıyorlar. İçimizden biriside orada arıcı ve bu uygulamaları bize arıcı diliyle tercüme etmektedir. Bizim bilim adamlarımız bazı şeyleri tercüme etsede arıcılıktan anlamadıkları için bir çok konuda yetersiz kalıyorlar. Bu uygulamaları bir bilim adamı anlatsaydı kimse itiraz edemezdi, bizlerde bilgi beleş ya, diplomamızda yok, ondan olsa gerekki kıymeti olmuyor.

Laksit asitte zararsızca uygulanabilir organik asitlerdendir, bu asidin diger adı ise süt asididir.


Siz bu haberi izlediğinizde ben Gebze de olmayacagım. Bu haberleri önceden hazırlayıp ilerki tarihlerde yayınlansın diye kayıt etmiştim.

11 Eylül 2009 Cuma

ORMANDAN SON DURUM 10/09/2009

Bu resim ve filim dün akşam üzeri ormandaki arılarımızn kontrölünde çekildi. Ormana geçte olsa yagmur düşmüş. Bir kaç yeri kazdım yagan yağmur dört parmak işlemiş. Bundan sonrası yagış ihtiyacı olmasada havaların ısınmasına ihtiyaç var. Biraz şipariş gibi oldu ama neden olmasın. Yukardaki arının net olmasada ayagında polen vardı. Birde geç vakitte gittik, arı çalışsada uyuşuktu havada bayagı serin.
Vaktimizde dardı çok az zaman ayırabildim, güneş açısıda resimlerin rengini degişik gösterdi.

6 Eylül 2009 Pazar

AĞUSTOSTAN SONRA ÇIKAN OĞULDAN...::))

Bazıları Trakya'lara tuzaklar kurup oğul yakalamaya çalışıtı. Bu ne biçim iş Mustafa hocanın arıları bir dolaşayım dedim , gözüme birden çam agacındaki oğul dolaştı. Oğulu iki sefer filimledim, sonrada dalı yerinden zorda olsa keseyim dedim, olamadı, entel adamın hediye ettiği çakı minicik dalı kesmediki.
Filimledikten sonra dalı koparmak bayagı bir zor oldu hatta oğul dagılıp tekrar aynı dala sarıldılar::)))
Sonra kendi resimimi çektim oğulla en güzeli zannedersem yukardakiydi onu seçtim.

Sonrasında oğulun benim arılıga taşınması gerekiyordu. Hatta geçenlerde Mehmet Yüksel bir oğul yakaladıgında yanımda kovan yoktu demişti. Bende yorum atmıştım, oğul buldunmu kovana gerek yok diye, çuval varsa işlem tamamdır::))

Hemen çuvalladık gitti işte::)))

Oğulu yani.

Oğul büyük oldugunda çuvalı önceden dallarla beslemeniz lazımki kabarık dursun. Çuvalın agzını bağladıgınızda bile büyük boşluk oluşur.

16 Ağustos 2009 Pazar

ISLAH ŞART



Sarıca arılar ıslah edilmediği için kendisini başka işlere vermiş durumda. Bu akşam hacı hepsini ıslah edecek.::)))
Bizim bahçedeki sarıca arı tüneli.

7 Ağustos 2009 Cuma

DETAYLI FİLİM VE RESİMLİ, SIR MAKİNASI

Hareketli parçalar bir milin üzerine dizilmiş. Motor mili çevirmeye başladıgında karşılıklı dönem parçaların içinden ballı ve sırlı çıta geçip aşagıdan tekrar yukarı geliyor. İşlem bitiyor. Bu makinanın detaylarını Ali Şekerli abi istedi, inşallah daha iyisini yapacagına inanıyorum. Zaten alet bencede çok basit bir şey. Yapılmaması içinde sebep yok.

Sırlara çarpan parçaların mesafesi ayarlanabiliyor. Mesafe ise genelde bizim üst çıta diye tabir ettipğimiz eşek çıtanın genişligi esas alınıyor. Yoksa daha ileri ayar yaparsanız Bal çıtasının üst çıtasınıda tırmalıyor. Standart malzeme bu işte şart.

Bıçakların çalışırkenki, resimi.

Bu sistemi iki motor çalıştırıyor bence tek motorda yeterli neden çift motor koydular anlamadım. İkinci motora gerek yok kasnaklarla bu iş çözülürdü.

Bu motorla ilgili bölümleri anlamıyorum ama önemli bir detay olduklarından onuda resimledim. Bu yazıların ne anlattıgını ehli mutlaka bilir.

Makinanın bıçaklarını ileri geriye buradan degiştiriyorsunuz. Aynı sistem bu duruşun tersindede var.

Sanırım anlamak isteyenlere bu resim ve filimler yardımcı olur. Makinanın üstünde iki adet fırçalı parça vardı, birisini resim çekmek için çıkardım.

Makina çalışırkken çektiğim bir resim. Benim anladığım mil döndüğünde sabit olmayan bıçaklar milden fırlayıp gidecek gibi karşıya uzanyor, belli bir devirde dönerken çıta karşılıklı bıçakların içine girip çıkıyor.Fazlalıklar traşlanıyor.

Çıta boş oldugunda petek gözlerini bozuyor.